Serdar İnan, iflas mektubu yazdı

İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan, Twitter hesabından yayınladığı mektupla iflas istedi. İnan, 'bir sene önce çıktığını' söylediği yurtdışından yazdığı mektupta nasıl iflas ettiklerini ve merkez ofisin kapısına kilit vurmak zorunda kaldıklarını anlattığı işte o mektup...

İnanlar İnşaat şirketinin patronu Serdar İnan, Twitter’dan açıklama yaparak şirketinin iflasını istedi.

Hürriyet Gazetesi yazarı Jale Özgentürk’ün, dünkü yazısında İnan’ın Kanada ya da Avustralya’ya gittiğini ve kendisinden haber alınamadığını belirtmişti. Özgentürk ayrıca İnan’ın ‘kaçtı’ iddiaları üzerine bazı alacaklı bankaların da harekete geçtiğini ifade etmiş, “Bakalım önümüzdeki günlerde Serdar İnan’dan bir ses çıkacak mı” demişti.

Yücel Park

Yurtdışına kaçan dev inşaat şirketinin sahibi iflas istedi

Hürriyet’in haberine göre; bu akşam saatlerinde İnan Twitter’dan uzun bir açıklama yaparak, 53 yıldır faaliyet gösteren İnanlar İnşaat’ın kapısına kilit vurulduğunu açıkladı. Şirketinde 600 çalışanının bulunduğunu aktaran İnan, işçilerinin maaşlarını ilk kez bu ay ödeyemediklerini kaydetti. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ertesi günü şirketinin kaderinin değiştiğini ve FETÖ üyeliği iddiasıyla gözaltına alındıktan sonra şirketin maddi-manevi yıkıma uğradığını belirten Serdar İnan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İnanlar’ın 150 milyon TL ödenmiş sermayesi vardır ve elindeki malların değeri bu zan olmaz ise yaklaşık 300 milyon değerindedir. Arabam teknem dahil şirketin tüm varlıkları Türkiye’dedir. Şirketimizin malvarlığı rahatlıkla borçlarının kapanmasını sağlayacak seviyededir. Bu sebeple şirketimizin üzülerek iflasını istiyorum, ilgili resmi makamlardan ricam işlemlerin bu yönde yapılmasıdır, böylece hak sahipleri alacaklarını rahatlıkla alabileceklerdir.”

Serdar İnan veda / iflas mektubunda neler yazdı? İşte o mektup

Editörün notu: Serdar İnan’ın mektubunda suçladığı firma adı tarafımızca yazıdan çıkarılmış; bunun dışında noktasına virgülüne, ‘-ki’nin ayrı yazımındaki’ imla hatalarına dokunulmamıştır…  

İNANLAR İNŞAAT, SERDAR İNAN BASIN AÇIKLAMASI 15-4-2018

“1965 yılından beri Türkiye’de 220 kadar proje gerçekleştirmiş İnanlar şirketi maalesef çalışamaz hale gelmiş ve kapısına kilit vurmuştur. 53 senedir faaliyet gösteren, yılda 600 milyon TL cirosu ve 600 kadar çalışanı ile hep daha güzele gitmeyi kendisine ilke edinmiş şirketimizin kaderi 16 Ağustos 2016’da değişmiştir.

Hiçbir ilgim olmamasına rağmen FETÖ terör örgütüne üyelik ve mali ayağı olmak ithamı ile gözaltına alındım. 8 gün nezarethanede kaldım ve serbest bırakıldım. Bu 8 gün 53 yıllık şirketimizi maddi manevi büyük bir yıkıma uğratmıştır.

O dönemde hiçbir suçum yokken, bazı kanallarda ‘Eli kanlı terör örgütü üyesi Serdar İnan’ olarak tariflendim, haksız isnadsız şekilde yargısız infaza uğratıldım. 1996’dan beri aşevimiz olmasına ve her gün binlerce kişiye yemek dağıtmamıza rağmen 15 Temmuz sonrası Taksim’de bu hizmeti yapmamız ‘kendini gizlemek için yaptı’ şekilde basında televizyonlarda haber yapıldı, delilsiz gerekçesiz leke üstüne leke atıldı.

Yıllardır vatanına milletine hizmeti kendisine prensip edinmiş terör ile hiç alakası olmayan şirketimiz büyük bir darboğaza düştü. Gözaltı süresi sonrasında ise bu damga ile yaşama tutunmaya taahhütlerimizi yerine getirmeye çalıştık. Eskiden bir gayret ediyorsak, on kat gayret etmek zorunda kaldık. Serbest bırakılmamın hemen ikinci haftasında 21 milyonluk tahvil borcumuzu bin bir zorlukla ödemeyi başardık. Yüzlerce tapuyu sahiplerine teslim edebildik. Mağduriyetler oluşmasın diye bu zor koşullarda ayakta durmaya, işimizi yönetmeye çalıştık.

Benim 16 Ağustos 2016’da açılan dosyam aradan 20 ay geçmesine rağmen iddianamesi yazılamadı. Serbest kalmama ve hiçbir suçum olmamasına rağmen suçsuzluğum tescillenmedi. Bankalardan ve müşterilerimizden gelen şüphe ve ithamlara resmi bir cevap veremedik. 20 ay önce üzerimize atılan bu zan ile 600 çalışanımız ve taahhütlerimizin yükü bizleri maddi manevi bitirdi.

Sapla samanın karıştığı bu ortamda, bir sene önce yurtdışına çıkmak zorunda kaldım, şirketimi uzaktan yönetmeye çalıştım belki hatalı kararlar aldım. Bu terk ediş benim için kolay olmadı, hayallerimi ideallerimi geçmişimi en önemlisi beni ben yapan değerlerimi de arkamda bıraktım.

Şirketimiz hakkında en ufak bir soruşturma olmamasına rağmen dedikodu çarkı ve haksız mesnetsiz laflar, ben yurtdışında iken şirketimize zor günler yaşattı. Bankalar bu süreçte maalesef bir ileri bir geri hareket etti, devamlı limitleri kıstılar, fazla teminatları serbest bırakmadılar, birçok müşterimiz bu şüphe ve zanla bizden mal almaktan vazgeçtiler. Bizler ise bu ortamda banka borçlarımızı ciddi miktarda azalttık. 42 katlı Terrace Lotus projesini 60 milyon TL yatırımla nerede ise tamamlama noktasına getirdik. Ancak son olarak (…) yaklaşık 12 milyon dolar yatırım yaptığımız tesisleri devir etmemize izin vermedi, bizi oyaladılar ve sonunda kendi tanıdıklarına bedelsiz devredeceklerini sözlü olarak beyan ettiler. Kısaca el koymak için harekete geçtiler. Mal alımımız durdu ve bizi iş yapamaz hale getirdiler.

Süreç içinden çıkılmaz bir hal aldı, şirketimiz çalışan maaşlarını 53 yılda ilk defa bu aybaşı ödeyemez duruma geldi. Merkez ofis de çalışanlarımızın tazminatları ödensin diye bazı mallarımızı yok fiyatına sattık.

İnanlar’ın 150 milyon TL ödenmiş sermayesi vardır ve elindeki malların değeri bu zan olmaz ise yaklaşık 300 milyon değerindedir. Arabam teknem dahil şirketin tüm varlıkları Türkiye’dedir. Tüm borçların nakit karşılığı 200 milyon olan, artı 100 milyon değerinde ki bir varlığı maalesef sevdiğim, uğruna şiirler yazdığım Türkiye’me gömdük.

Şirketimizin bu duruma düşmesi tamamen benim üzerimde ki zanla ve benimle alakalıdır. Şirketimizin hiçbir profesyonel çalışanının bu süreçte hatası yoktur. Eğer hata varsa benimdir. Tüm çalışma arkadaşlarım cansiperane çalışmıştır, bu sebeple hepsine teşekkür ediyorum.

Türkiye’deki şirketimizin mal varlığı rahatlıkla borçlarının kapanmasını sağlayacak seviyededir. Bu sebeple şirketimizin üzülerek iflasını istiyorum, ilgili resmi makamlardan ricam işlemlerin bu yönde yapılmasıdır, böylece hak sahipleri alacaklarını rahatlıkla alabileceklerdir.”

Serdar İnan

Bunları da beğenebilirsin