Erden Timur: Plansız dönüşüm yine gecekondu yapmaktır

Nef markasının kurucusu Erden Timur, “Kentli hakkı, mülkiyet hakkından üstündür. İyi mimari ve şehre, doğaya zarar vermemek toplumsal sorumluluktur” dedi. İşte Erden Timur’un o önemli açıklamaları…

Yarattığı ‘katlanır ev’ konseptiyle New York Manhattan’a kadar uzanan Nef’in patronu Timur, “Kentli hakkı, mülkiyet hakkından üstündür. İyi mimari ve şehre, doğaya zarar vermemek toplumsal sorumluluktur” dedi.

Timur Holding ve Timur Gayrimenkul Geliştirme Yönetim Kurulu Üyesi ve Nef markasının kurucusu Erden Timur, ‘klasik patron’ kavramının çok dışında bir isim. Aileden gelen işleri sürdürmekle yetinmedi; foldhome (katlanır ev) gibi daha önce gayrimenkul sektöründe hiç düşünülmemiş bir konsepti de yarattı. Genç yaşta dünya gayrimenkul piyasasının dikkatini çekti. Nef’i “Bizimki patrona kâr vermeyen bir şirket” diyerek özetliyor. Çevreye duyarlılığı hayran bırakan Erden Timur, Sözcü‘den Demet Cengiz‘in zor sorularına kolay cevaplar verdi.

ŞEHRİ 3 KEZ YIKTIK YAPTIK

2015 sizin için de zor bir yıl mı?

– Biz 2014’te en çok konut satan firma olduk. Son 5 yılda 17 proje gerçekleştirdik. Hepsi şehir merkezinde. Bu nedenle şu anda içinde bulunduğumuz zor konjonktürde bile satışlarımız iyi gidiyor. Merkezde arz çok fazla değil çünkü. Seçimin olduğu haziran ayında bile iyi satış yaptık. Fakat konjonktür böyle olmasaydı kesinlikle çok daha fazlasını yapardık. Şehir merkezinde satışlarda azalma olduysa, merkez dışındaki projelerde düşüş çok daha yüksektir.

Kentsel dönüşüm için ‘rantsal dönüşüm’ eleştirileri yapılıyor. Ne diyorsunuz?

– Dönüşümü bir master plan ile yapmayınca, eski gecekonduyu yıkıp yerine yenisini yapmış oluyorsun. Büyüklüğü, rezidans olması fark etmiyor. Yaptığın sonuç olarak gecekondudur. Oradaki değer adil paylaşılmalı. Ev sahibi, parayı koyan ve yapan arasında adil paylaşım olmazsa bu çok yanlış olur. Bu şehri 3 kez yıktık yaptık. Hâlâ beceremedik.

Ciddi bir israf değil mi bu?

– Kesinlikle çok büyük bir israf! Dünyada kimse 50 yılda iki kez şehir yapmış değildir. Büyük planı devlet yapmalı.

İYİ MİMARİ SORUMLULUKTUR

İstanbul’un siluetini bozan yapılar çok üzücü. Sizin projeleriniz arasında böyle üzücü olanlar var mı?

– Levent’teki binamız 20 katlı. Silueti bozmamasına özen gösterdik. Kentli hakkı, mülkiyet hakkından üstündür ve önemli olmalıdır. Toplumsal hak, bireysel hakkın üzerindedir. İyi mimari ve şehre, doğaya zarar vermemek toplumsal sorumluluktur. Bu bir dünya kenti ve ülkemizin medarı iftarı. Şehre kötülük etmeye kimsenin hakkı yok. Para uğruna, oy uğruna haklarımızın harcanması doğru değil. Şehre kötülük!

Sanırım otoban kenarında rezidans yapan tek milletiz dünyada. Üstelik satıyor da!

Arazi bulamadıkları için yapıyorlar. Şehir merkezinde seçenek az.

NEW YORK’TAN ŞİKAGO’YA

New York’ta yapacağınız 250 milyon dolarlık proje nasıl gelişti?

– Manhattan’da ne İngilizlerin ne İtalyanların projesi var. Bize arazi sahipleri geldi. Foldhome konseptimiz ilgilerini çekti. Bu patent sayesinde biz New York’a know-how satıyoruz aslında. New York bize Şikago’da proje yapmanın da kapısını açtı. ABD’de 5 şehirde (New York, Şikago, Los Angeles, Miami, San Francisco) proje planımız var.

Başka ülkeler de olacak mı?

– Peşinden Avrupa’da nüfusu 1 milyonun üzerindeki şehirlere Nef markasını götürme planımız var. 5 yılda uluslararası projeler yapan bir şirkete dönüşüyoruz. Bunun için birim kuruyoruz.

Nef ne kadar büyük?

– Şirketimiz 3 milyar TL aktif büyüklüğe geldi.

PİŞMANLIK

– “Böyle yapmamalıydım” dediğim pek çok şey var ama ‘pişmanlık’ tabirine karşıyım. Ne yaşadığın değil, nasıl yaşadığın önemli. Aynı dert iki kişinin başına gelir ve her ikisi de farklı karşılar.

– Adil olamadığım şeyler var. Bunlara pişmanım. Doğru ekip kurana kadar zorlandım örneğin. Herkesin sizin gibi hayal kurmasını beklerken yanılıyorsunuz.

MEDYA

– İş yoğunluğumdan dolayı düzenli takip etme imkanı bulamıyorum. Ancak oradaki gündemi ve trendleri düzenli rapor halinde alıyorum.

– Algı yaratma ve üretme açısından sık kullanılan ve etkili bir araç. Şirket olarak bundan faydalanıyoruz ama şahıs olarak ben yokum.

YETENEK AVI

– Bu hiç iyi olmadığım bir konu. Duygusal insanı anlarım ama yetenekli insanı anlayamam. Anladığımı zannediyordum ancak çok yanıldım.

– Beyin avcısı şirketlerden, vaka çalışmalarına imza atmış, mülakatlarda beğendiğimiz kimi insanlarda da yanıldığımız oldu.

SOSYAL SORUMLULUK

– Tüm şirketler toplumdan aldığını topluma geri vermeli, gereken her noktada insanın yanında olmalı. Biz Nef’i kurarken dokunduğumuz herkese yeni bir nefes vermeyi ilke edindik.

– Türkiye’nin geleceğine yatırım yapma vizonu ve sosyal şirket modelimizle eğitimden sanata, girişimcilikten ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye kadar yenilikçi projeler yapıyoruz. İki yılda 31 okul öncesi eğitim kurum ve ilkokul yaptık.

İŞ-HAYAT DENGESİ

– İşim gerçekten hobim. Bu nedenle iç içe ve hangisi ne zaman bitiyor, ne zaman başlıyor bilemiyorum.

– Kızım doğduktan sonra daha dengeli bir dağılım oldu. En geç 8’de eve gitmeye başladım ve bir işim varsa da o uyumadan masanın başına oturmuyorum.

KULAĞA KÜPE

– Duygusal yönlerinizi geliştirin; mutlaka işin içine katın. İşi duygudan ayırmayın.

– En önemlisi adil olmaktır. Adil olmak, iyi olmaktan da zordur. Nefis nede zorlanıyorsa, ondan imtihan olunur.

ŞANS

– Kısmete çok inanırım.

– Çabamız olmadan sahip olduklarımızın tamamı şanstır. Ailemiz de karşılaştığımız insanlar da şanstır.

BAŞARININ SIRRI

– Başarının formülü aşk ve dertlenmektir. Yaptığınız işi aşık olarak yapmalısınız. Aşk kuvvetli bir duygu. İşinize de hayat arkadaşınıza, çocuğuna duyduğunuz gibi aşk duymalısınız.

– Teknolojik açıdan olduğu kadar sosyal açıdan da inovatif düşünmek gerekiyor. Sosyal inovasyon için ruh özgürlüğü gerekir.

HOBİ

– En büyük hobim sevdiklerimle -ailem, işim, dostlarım- zaman geçirmek.

– Daha önce profesyonel olarak sporla uğraşıyordum. Hentbol ve yelken sporu yapıyordum ama tendon yırtılması nedeniyle bıraktım.

– Resim ve tasavvufla ilgiliyim. Sosyoloji, ekonomi ve tasavvufla ilgili kitaplar okumayı severim.

Sözcü

Bunları da beğenebilirsin